Çalışan eksikliğine çözüm: mevcut kaynakların optimizasyonu

Açık pozisyonlar uzun süre kapatılamıyor

Global iş portali Indeed’in 2017 verilerine göre lojistik ve taşıma sektörlerindeki açık pozisyon sayısı 2016’ya göre %30 artış gösterdi. Özellikle giderek büyüyen e-ticaret sektörü, önümüzdeki 5 senede lojistik çalışanlarına olan talebi önemli ölçüde artıracak. Kasım 2017’de sadece Hollanda’da planlama uzmanları için 3,500’e yakın açık pozisyon bulunurken Amerika’da bu sayı 36,000 civarında. Tedarik zinciri içindeki tüm farklı birimleri göz önüne alırsak, Hollanda’daki sayı 7,800’e Amerika’daki sayı ise 90,000’e çıkıyor. Tedarik zincirine iş alımı yapan uzmanları ciddi bir zorluk ve yapılması gereken çok fazla iş beklediği konusunda hem fikir olabiliriz.

Açık pozisyonlar çarpanı

Indeed’e göre şirketler, deneyimli tedarik zinciri müdürleri bulmada zorlanıyorlar. Açık olan bu pozisyonların %82’si 60 günden fazladır açık. Ekonominin yeniden büyümeye başlamasıyla lojistik sektörü de yeniden parlıyor ve çalışan ihtiyacı artıyor. Tedarik zincirinin giderek dijitalleşmesini de düşününce iyi eğitimli profillere olan ilginin de giderek artacağını kolaylıkla söyleyebiliriz. Fakat çalışan eksikliği sadece tedarik zinciri yönetimine has değil. Tedarikçi şoförlerinde (%83’ü 60 günden fazla açık), nakliyeci (%53), tedarik zinciri analisti (%51) ve sevkiyatçı (%50) pozisyonlarında pek çok açık bulunuyor.

Peki bir çözüm var mı?

Bir diğer deyişle, tedarik zinciri dünyasında ciddi bir kaynak sıkıntısı var. Peki bunun için ne yapabilirsiniz? Doldurulduğu zaman belki de artık geçersiz ve kullanılamayan bir hale gelecek olan açık pozisyonlara doğru profillerin başvurması için beklemek mi? Yüksek maaşlar ve gerçek dışı yan haklar sunmak mı? İşinizi yavaşlatıp doğru kişilerin şirketinize katılması için beklemek mi? Ya da tedarik zincirinizi ve tedarik zinciri ekibinizi optimize etmek mi? Yani yeteri kadar kaynak olmadığı için az kaynakla çok daha fazla iş yapmak mı?

Sonuç odaklı, her zaman KPI’larla çalışan ve optimizasyonun limit olmadığı ve her küçülmenin sıfıra yakın sonuçlanacağına inanan biri olarak, optimizasyon şıkkını uzun dönemli tek çözüm olarak seçerim. Üretim ve hizmet şirketlerindeki en önemli konulardan biri iş gücünün etkili yönetilmesi. Bu durumun, günlük operasyonların verimliliği ve sunulan hizmetin kalitesi üzerinde doğrudan etkisi var. Günümüzde ve ileride daha da çok, şirketler üretim, tedarik zinciri ve iş gücü optimizasyonunu bir arada yapabilme ihtiyacını duyacaklar.

Author: Alfred den Besten, ICRON