Şirketinizin enerji kullanımı optimizasyonunu başarmak, şirket verimliliği ve karlılığını önemli ölçüde artırabilir

Yazar: Barış Selçuk

Enerji, üretim sektöründe faaliyet gösteren şirketler için üretim seviyesini güçlendiren ve şirketlerin ürün ve hizmetlerini müşterilerine sunmalarını sağlayan yaşam kaynağıdır. Enerji olmadan üretim operasyonları durma noktasına gelir. Üretim firmaları için enerji arz-talep dengesini sağlamak karmaşık ve riskli bir süreçtir ve üretim tesislerinde verimli bir enerji kullanımı gerçekleştirememek operasyon maliyetlerinin yükselmesine ve üretim performansının düşmesine sebep olabilir.

Dünya genelinde enerji tüketiminin en yüksek olduğu kağıt, seramik ve cam endüstrilerinde bu durum daha da dikkat çekiyor. Yüksek miktarda enerji tüketen bu sektörlerdeki firmalar için, üretim süreçlerinde oldukça fazla bir ısı ve buhar gücü kullanımı olduğundan enerji, temel bir kaynak olmanın yanı sıra aynı zamanda da önemli bir operasyon maliyetinin sebebidir. Seramik endüstrisinde, toplam maliyetlerin yaklaşık %40’ı enerji maliyetleridir. Enerji kullanımında yaşanabilecek çok küçük bir dalgalanma bile seramik şirketlerinin kar-zarar dengesinde önemli etkiler doğurabilir. Örneğin, enerji maliyetinde görülecek %10’luk bir düşüş, tüm maliyetlerde %4’lük bir tasarruf elde edilmesini sağlar. Dolayısıyla burada üretim firmaları için enerji optimizasyonu sağlayarak maliyetleri azaltma ve karlılığı artırabilmek adına önemli bir fırsat görüyoruz

 

Planlama ekibini güçlendirmek

Enerji optimizasyonu için şirketlerin öncelikle, kendilerine optimum enerji ve üretim planlarını otomatik olarak üretebilme ve entegre edebilme kapasitesi sağlayan akıllı bir planlama çözümünün implementasyonunu gerçekleştirmeleri gerekiyor. Şirketlerin enerji kullanımını takip ve kontrol edebilmelerini sağlayan pek çok yazılım çözümü mevcut. Bu sistemler, enerji ve gaz tüketimi, üretim bandı bazında tüketim gibi önemli verileri anlık olarak toparlayıp raporlayabilir ancak enerji kullanımını hesaba katan üretim planları üretemezler.

Üretim planları bunun yerine genellikle daha önceki deneyimlere ve önceden belirlenmiş seviyelere göre, planlamacılar tarafından elle hazırlanır. Örneğin, kağıt endüstrisinde enerji kullanımının sadece üretim ekibinin ihtiyaçlarını karşılama amacıyla planlanıp çizelgelendiği durumlar oldukça sık karşımıza çıkar.

Bu şekilde çalışan üretim firmaları, entegre enerji planlama ve optimizasyonu sayesinde maliyetleri düşürme ve rekabet avantajı kazanma şansını kaçırıyorlar. Örneğin, üretim tesisiniz birden fazla enerji kaynağı kullanıyorsa, kaynaklardan birinin kullanımını durdurup üretimi tamamen diğerleriyle yapmak hem mali açıdan hem de verimlilik açısından çok daha faydalı olabilir. %60 seviyesinde çalışan 5 enerji kaynağı kullanmaktansa, %100 çalışan 3 enerji kaynağı kullanmak çok daha etkili olacaktır.

Ayrıca, farklı ürünler farklı enerji seviyeleri gerektirdiğinden, enerji planlama ve üretim planlama arasında sürekli geri bildirim sağlayan bir sistem olmalıdır ve bu sayede detaylı bir enerji haritası (Bill of Energy) oluşturulabilir. Bu haritadaki bilgiye doğrultusunda şirketler, bazı ürünlerin üretim çizelgelerini enerji talebinin tavan yaptığı yaptığıve dolayısıyla birim enerji maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerden enerji talebinin ve birim maliyetin düşük olduğu dönemlere değiştirebilirler. Enerji ve üretim planlama süreçlerinin koordinasyonuyla üreticiler üretim maliyetlerini minimum indirebilir.

Optimum enerji verimliliği elde edebilmek için planlama ekipleri, enerji kullanımı üzerinde tam bir görünürlük ve kontrol sağlayan akıllı bir planlama çözümü ile desteklenmelidirler.

 

Enerji planlama sürecinin karmaşıklığıyla başa çıkabilmek

Enerji planlama ve optimizasyonunu bu kadar karmaşık yapan unsur, enerji kullanım seviyelerinin sürekli değişiyor olması. Örneğin, enerji üreten bir doğal gaz türbinini düşünelim. Türbin hızının artması verimliliğin artmasını, daha yüksek bir enerji çıktısı elde edilmesini ve türbini beslemek için daha az doğal gaz veya diğer sıvı yakıtların gereksinimini sağlar. Bu değişkenler arasındaki ilişki doğrusal değildir, bir S-eğrisi şeklindedir. Enerji kullanımı optimizasyonunu hedefleyen tüm çözümlerin bu karmaşık dinamikleri hesaba katmaları gerekir.

Enerji planlama ve optimizasyonunu karmaşık yapan bir diğer unsur da yasal düzenlemelerin yanı sıra her bir şirketin farklı hedefleri, kuralları ve kısıtları olması. Üretim süreçleri sonucu ortaya çıkan fazla güç, genellikle şebekelere ihraç edilebilir fakat üretici burada ne kadar enerji satabileceklerini bir gün önceden belirlemek durumundadır. Beklenildiği kadar bir fazlalık olmazsa ve üretici söz verdiği miktarda enerjiyi zamanında sağlayamazsa, yüklü bir cezaya maruz kalacaktır. Tam tersi durumda eğer planlanandan fazla enerji açığı olursa, üretici enerjiyi depolayamayacağı için arta kalan fazla miktarı sisteminden sızdırmak zorundadır.

Enerji optimizasyonu için şirketlerin, günlük enerji ihtiyaçlarını doğru ölçmeleri ve dinamik olarak takip etmeleri, enerji arz-talep dengesindeki dalgalanmaları ön görmeleri ve üretim operasyonlarının sorunsuz devam edebilmesi ve cezalar ve üretim fazlalıkları gibi ek maliyetlerin önüne geçebilmek için optimum enerji üretim ve tüketim kararlarını alabilmeleri gerekiyor. ICRON’un Enerji Optimizasyon çözümü şirketlere bu yetkinliği kazandırıyor.

 

Benzersiz bir enerji optimşzasyon çözümü

ICRON’un Enerji Optimizasyon çözümü şirketlerin optimum enerji, üretim ve maliyet tasarrufu ile çalışmalarını sağlar. Bu çözüm, şirketlerin kendilerine özgü hedef ve kısıtlarının yanı sıra enerji üretim ve tüketim süreçlerinin tüm karmaşıklığını hesaba katar ve planlama ekibini, enerji kullanımı özelinde en iyi kararları alabilmek için destekler. ICRON ile üretim firmaları, üretim planlama ile enerji optimizasyonunu entegre edebilir ve optimum enerji kullanımı ve maksimum verimlilik ve maliyet tasarrufu sağlayan enerji ve üretim planlarını oluşturabilirler.