Close
ICRON will be a Silver Exhibitor at the upcoming Gartner Supply Chain Executive Conference 2019 on 17th-19th June 2019 in Barcelona, Spain. Click here to find out more.

Envanter İkilemi

Yazar: Barış Selçuk

Tedarik zinciri yöneticileri ve envanter arasındaki ilişkiyi aşk-nefret ilişkisi olarak tanımlayabiliriz. Bir yandan her durumda müşterilerini memnun etmek için stokta ürün bulundurmak isterlerken bir yandan da stok tutmak para bağlamak anlamına geldiği için stok miktarını minimuma indirmek istiyorlar. Bu da sanırım envanter kavramının doğası: nefret edersiniz ancak onsuz da yaşayamazsınız.

Bu yüzden tedarik zinciri uzmanlarının birbiriyle çelişen iki hedefi oluyor: envanterden kurtulmak istiyorlar ancak aynı zamanda ne olur ne olmaz diye envanter tutmak istiyorlar. Ben buna “Envanter İkilemi” diyorum ve pek çok farklı şirket ve sektörden sayısız yöneticinin bu sorunla mücadele ettiğini gördüm.

Bu sorunun iki tarafının da gerekçelerini anlayabiliyorum – stoğu minimum indirmek ve stoklamak.

Stoğu minimum indirme tarafında en önemli argüman, finansal açıdan bakıldığında stok şirket kaynaklarına bir yüktür. Şirketler genellikle envantere önemli bir miktar para yatırırlar ve ardından da bir depoda saklarlar. Bu da eğer satılamazsa envanterin büyük bir gider ve borç kaynağı ve aynı zamanda finansal bir yatırım kaybı olacağı anlamına gelir. Bu yüzden şirketler stok miktarını mümkün olduğunca sıfıra yakın tutmalıdırlar.

Diğer tarafın argümanı ise sahip olunan stoğun potensiyal bir gelir kaynağı olduğu yönünde. Şirketler pazar ihtiyacını sürekli olarak karşılayıp gelir edebilmelerine yetecek kadar stoğu hazır bulundurmalılar. Stok bulundurmamayı tercih etmek stok dışı kalmaya ve dolayısıyla satış fırsatlarını kaçırmaya sebep olabilir. Bu da şirket karlılığına önemli bir darbe vurabilir. Bu “potansiyel geliri kaçırma korkusu” bir çok şirketin envanter masraflarından şikayetçi olmasına rağmen stok seviyelerini düşürmeye cesaret edememelerinin sebebi.

Her iki tarafın da geçerli argümanları olsa da “Envanter İkilemi”ne nihai çözüm stoklamak veya stoğu minimum indirmek değildir ve her iki yaklaşım da akıllıca ve stratejik uygulanmazsa şirketler üzerinde çok ciddi finansal sonuçlar doğurabilir.

Aslında, “Envanter İkilemi”nin çözümü emvanter optimizasyonudur. Bu da hem müşterilerinizi memnun edecek hem de para bağlamanıza sebep olmayacak optimum miktarda stok bulundurmak anlamına gelir. Emvanter optimizasyonunu başarabilen şirketler, envanter seviyelerini mükemmel bir oranda ayarlayarak her zaman doğru yerde doğru lokasyonda doğru üründen doğru miktarda bulundurabiliyor.

Tabi ki bunu söylemek uygulamaktan çok daha kolay. İşte bu yüzden her geçen gün daha fazla şirket, uçtan uca tedarik zinciri ağı üzerinde görünürlük ve kontrol sağlayacak ve “Envanter İkilemi” sorunlarını çözecek entegre, otomatik ve akıllı bir planlama ve karar alma optimizasyonu sistemlerini kullanmaya başlıyor.