Close
ICRON will be a Silver Exhibitor at the upcoming Gartner Supply Chain Executive Conference 2019 on 17th-19th June 2019 in Barcelona, Spain. Click here to find out more.

Günlük Sekiz Saat Çalışma Sisteminin Modası Geçti mi?

Çalışan ve iş verenin çıkarları arasında denge sağlayacak biçimde şekillendirilmiş bir iş ortamı, gelecek için doğru seçimdir. Pek çok örnekte günlük 8 saat çalışmak, organizasyonun esnekliğine ve verimliliğine zarar veriyor. Standart bir çalışma periyodu artık kullanışsız bir yöntem olarak görülüyor. America Movil’den telekom milyarderi Carlos Slim’in yakın zamanda yeni standart olarak önerdiği “haftada 3 defadan 12şer saat çalışmak aslında o kadar da kötü bir fikir değil. Sürdürülebilir bir toplumda artık çalışma saatleri gerçekten herkese göre özelleştirilmeli.

Modern pazarlama perspektifiyle bakıldığında, belirli bir yapı seçilmesi anlaşılabilir bir durum. Ne de olsa böyle bir standart sorunsuz bir şekilde çalışabilir. Fakat günlük çalışma süresini üzerine farklı görüşlerin olması da son derece doğal.

Carlos Slim 12 saatlik bir çalışma gününün tüm paydaşlara avantaj sağlayacağına inanıyor. Bu yaklaşımın başarısını kendi uygulamalarında kanıtladığını söylüyor. Bunun doğru veya yanlış olduğunu bilemeyiz ancak çalışma saatleri üzerine yapılan bilimsel araştırmaların hangi çalışma süresinin gerçekten iyi olduğunu kanıtlamadığını biliyoruz.

Günlük 8 saat çalışma uygulaması 1919 yılında, fabrika sisteminin ortaya çıkmasını takiben çalışma süreleri üzerine verilen uzun savaşlardan sonra belirlenmiştir. 8 saatlik çalışmanın, çalışanların hayatlarında iyi bir denge sağlayabileceği söylenmiştir: 8 saat çalışmak, 8 saat dinlenmek ve 8 saat de rahatlama ve gelişim.

8 saat çalışma sistemi yaygın yöntem olarak günümüze kadar geldi. Haftalık mesai süresine bakmaksızın uygulanabiliyor, yani yarı zamanlı çalışmaya olanak sağlıyor. Bu bir problem teşkil etmeyebilirdi eğer pek çok durum için 8 saatlik çalışma sistemi artık uygun kalmıyor olmasaydı. Bu sıklıkla işin veya iş sürecinin doğasından kaynaklanıyor. Mesela bir iş ara vermeden 8 saat boyunca yapmak için fazla ağır olabilir (ayakta yapılması gereken güvenlik görevlerini düşünün) veya da işin süreci daha geniş bir zamana ihtiyaç duyuyor olabilir (global uçuşları düşünün).

Sayısı artan bir şekilde çalışanlar, daha iyi bir iş-yaşam dengesi için iş günlerinin daha farklı bir şekilde ayrıştırılmasını tercih ediyorlar. Net olan bir şey var ki o da tercihler oldukça bireysel değişiklikler gösteriyor.

Geçmişte bu durum tamamen farklıydı. Eskiden ortak ve oldukça ideolojik tercihler dikkate alınıyordu. Mesela Filozof Sir Thomas More 1516 yılında günlük 6 saat çalışılması gerektiğini ve bunun temel ihtiyaçları karşılamak için yeterli olduğunu savundu. Arjantin-Alman asıllı doctor ve yazar Esther Vilar da ücretli ve ücretsiz işin daha iyi paylaştırılabilmesi gerekçesiyle 5 saatlik bir çalışma sistemini önermiştir.

Bu bilgi ışığında, İskandinav ülkelerinde yıllardır deneyimlenen uygulamaları da göz önüne almak iyi olur. Bu ülkelerde çalışma saati 6 saat olarak belirlenmiştir. İsveç hükümeti, şu an bu yaratıcı yöntemi deneyimliyor. Çalışanlar günlük 8 saat yerine 6 saat çalışarak yine tüm maaşlarını alabiliyorlar.

Fakat günlük 6 saat çalışmak tüm iş yapıları için uygun değildir. Ayrıca bu durumun ne ekonomiye bütün olarak fayda sağlayacağıyla ilgili ne de iş-özel yaşam ve dolayısıyla sağlık ve refah seviyesini önemli derecede iyileştireceğine dair kanıt bulunmamaktadır. Özelleştirilmiş çalışma süreleri ile tamamen farklı bir durumdur. Kesin olarak bildiğimiz, organizasyonlar içerisinde çalışanların kendi çizelgelerini oluşturmalarının teşvik edilmesinin hem çalışan, hem iş veren hem de müşteri için mükemmel sonuçlar verdiğidir.

Çalışan ve iş verenin çıkarları arasında denge sağlayacak biçimde şekillendirilmiş bir iş ortamı, hem şu an hem de gelecek için tek doğru seçimdir. Geleneksel standart çözümlerin en doğrusu olduğu konusunda ısrar etmeye devam edemeyiz

Yazar: Dr Ben Jansen, CEO – Déhora Consultancy Group

İLGİNÇ BLOGLAR

3 New Year’s resolutions for supply chain leaders in 2019

If you are a supply chain leader whose company is on the road to digital transformation, you should make these three New Year’s resolutions.

More March 31, 2020

Performing predictive maintenance: You may have the right workers and equipment, but do you have the spare parts that you need?

To conduct predictive maintenance, companies must ensure they have right spare parts in the right locations at the right times.

More April 5, 2019

Kariyer Olanakları

Dünyanın önde gelen organizasyonları için İleri Planlama & Çizelgeleme ve Tedarik Zinciri Optimizasyon çözümleri sunan en inovatif firmalardan biri olan ICRON, özel yeteneklere her zaman açıktır.

Hemen başvurun ve yeni bilgi yolculuğunuza başlayın!