Close
ICRON will be a Silver Exhibitor at the upcoming Gartner Supply Chain Executive Conference 2019 on 17th-19th June 2019 in Barcelona, Spain. Click here to find out more.

Optimizasyon her yerde: Drone’ların tedarik zincirine etkisi

Yazar: Alfred den Besten

Geçtiğimiz günlerde eVTOL’lar hakkında bir video izledim. Bir pilota ihtiyaç duymadan kendi başına uçabilen drone’lar, temelinde blockchain teknolojisi bulunuyor. Evet gerçekten blockshain teknolojisi diğer amaçların yanı sıra bu araçların başka hava taşıtlarını çarpmasını önlemek için kullanılıyor. Ayrıca bu eVTOL’lar güçlerini yapay zekaya borçlu. Bu kesinlikle etkileyici fakat muhtemelen sadece yaklaşık 30 km’lik bir uçuş menziline sahip olduklarını düşünüyor olabilirsiniz. Gerçek uçuş menzilleri neredeyse 900 km ve 400 kg’a kadar taşıyabilirler.

Peki bu kendi başına uçabilen drone’lar sürdürülebilir bir iş modeli ile ciddi bir iş fırsatı olabilir mi? Bu duruma işaret eden bazı gelişmeler var. Örneğin Uber, NASA ile imzalanan ve test sürecine 2020 yılında başlanması hedeflenen bir anlaşma ile uçan araba projesi için trafik sistemi yaratmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra, Airbus, Italdesign ve Lilium gibi şirketler de bu drone’ları kullanmayı planlıyor.

Drone’ların kişisel kullanımı halen çok yaygın olmasa da tedarik zinciri ve lojistik şirketleri uzun yıllardır drone’ları kullanıyorlar. Mesela Swiss Port, 2015 yılında İsviçre’nin Lugano şehrinde Matterner drone’ları aracılığıyla iki hastahane arasında laboratuar numunesi taşıyarak önemli bir zaman tasarrufu sağlamıştır. Buna benzer 70’ten fazla test uçuşu gerçekleştirildi ve yakın zamanda daha da fazlası planlanıyor. Swiss Port bu hizmeti henüz tam anlamıyla pazara sunmadı ancak 2018 bitmeden kullanıma açmayı hedefliyor.

Tedarik zincirinde drone’ların etkisini gördüğümüz daha pek çok örnek mevcut. Örneğin, 2016 yılında lider lojistik şirketi DHL Parcel, Parcelcopter adını verdiğini drone’ların üçüncü nesil versiyonunun testlerini başarıyla tamamladı. Yani drone’larla teslimat yapma fikri artık sadece gelecekte karşımıza çıkacak ileri bir teknoloji değil, günümüz gerçeklerinden biri haline geldi. Bu teknoloji özellikle ulaşımın zor olduğu lokasyonlardan paket teslim alınması veye teslim edilmesi gerektiği durumlarda oldukça kullanışlı ve özellikle zorlu kış koşullarının yaşandığı bölgelerde teslimat sürecini hem kolaylaştırarak hem de daha verimli hale getirerek pazar dengelerini değiştirecek gibi görünüyor.

Lojistik sektörünün yanı sıra drone’lar envanter yönetimi gibi başka tedarik zinciri operasyonlarında da önemli rol oynamaya hazırlanıyor. Önemli miktarda zaman, iş gücü, enerji ve bütçe gerektiren envanter yönetimi süreçlerinde drone’lar depoda bulunan stokları kontrol ve takip ederek hali hazırda bu süreçlerin iyileşmesine katkı sağlıyor. Drone’lar sahip oldukları teknoloji ile barkodları tarayabilir ve bu veriyi anında depo yönetim sistemine iletebilir. Burada drone’ların kaynak ve iş gücü kullanımının iyileşmesi, güvenliğin artması, takip ve izleme süreçlerinin doğru ve verimli yürütülmesi gibi net faydaları şimdiden sağlamaya başladığını söyleyebiliriz.

Drone’ların tedarik zinciri şirketleri tarafından kullanımı önümüzdeki yıllarda giderek artacak. Drone teknolojisinin yeni uygulamaları tedarik zinciri şirketlerine, operasyonlarını daha otomatik ve optimum hale getirerek verimlilik ve karlılıklarını artırmalarını sağlayacak pek çok fırsat sunacak.